ÜÇÜZ DÖNÜŞÜM ZİRVESİ TOPLANDI: "FIRSATLAR VE TEHDİTLER" MASAYA YATIRILDI
- Murat Talu

- 8 May
- 4 dakikada okunur

İSTANBUL- İstanbul Kültür Üniversitesi ve Döngüsel Etki Enstitüsü'nün iş birliğiyle düzenlenen Üçüz Dönüşüm Zirvesi, akademi, kamu, finans ve özel sektörden üst düzey katılımcıları bir araya getirdi. "Fırsatlar ve Tehditler" teması altında akademi, kamu, finans ve özel sektörü buluşturan bu zirve, yeşil ve dijital dönüşümü toplumsal bir kabulle birleştiren "Üçüz Dönüşüm" kavramını, Türkiye’nin küresel değer zincirindeki yerini tahkim edecek bir ulusal yol haritası olarak ilan etmektedir. Zirvenin kurumsal açılışında verilen mesajlar, bu sürecin bir niyet beyanından öte, çok paydaşlı ve eylem odaklı bir seferberlik olduğunu tescil etmiştir. Dijital, yeşil ve toplumsal dönüşümü odağına alan zirvede, sürdürülebilir kalkınmanın finansmanından yeni teknolojilere, nörosürdürülebilirlikten döngüsel ekonomiye kadar pek çok kritik konu uzman isimler tarafından değerlendirildi.
Açılışta Güçlü Mesajlar: “Think Tank”ten “Action Tank”e
Zirvede ilk sözü alan İstanbul Kültür Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Burcu Yavuz Tiftikçigil, sürdürülebilir kalkınmanın günümüz için bir tercih değil, zorunluluk olduğunu vurgulayarak üniversitenin bu alanda yürüttüğü çalışmaları ve İKÜ Sürdürülebilirlik Araştırma ve Uygulama Merkezi (SÜRKAM) bünyesindeki projeleri aktardı. İstanbul Kültür Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Fadime Üney Yüksektepe ise üniversite–sanayi–STK iş birliklerinin dönüşüm süreçlerindeki belirleyici rolüne dikkat çekti ve bilginin üretildiği yerde değil, uygulamaya döküldüğü yerde anlam kazandığını ifade etti.
Döngüsel Etki Enstitüsü'nden Dr. Murat Hocalar, üçüz dönüşümün ve döngüsel ekonominin toplumsal dönüşümle ne denli iç içe geçtiğini anlattı. “Tasası olanın, tasarımı olur” vurgusuyla yaşadığımız dünyada küresel ısınma gerçeğinin getirdiği olumsuzluklar noktasında gelecek nesillere daha iyi bir gelecek tasarımı için tasalanmamız gerektiğini belirtti. Enstitünün yalnızca bir "düşünce kuruluşu" olmadığını, sahada somut adımlar atan bir "eylem kuruluşu" olduğunu vurgulayan Hocalar, iş birliklerinin bu süreçteki kritik rolünün altını çizdi. İstanbul YMM Odası Başkanı Müfit Erkarakaş ise sürdürülebilirliğin artık yalnızca bir kurumsal sorumluluk meselesi olmadığını vurguladı. Yeminli mali müşavirlerin şeffaflık ve denetim için önemli rolünü vurgulayarak denetim, raporlama ve muhasebeleştirme süreçlerinin yatırımcı güveni için yapısal bir gereklilik hâline geldiğini paylaştı.
Ekonomi ve Kamu Perspektifi: Regülasyonları “Fırsat Penceresi”ne Dönüştürmek
Türkiye Cumhurbaşkanlığı Strateji ve Bütçe Başkanlığı Genel Müdür Yardımcısı Dr. Hande Hacımahmutoğlu, çevre odaklı düzenlemelere farklı bir perspektiften yaklaştı. Bu düzenlemelerin birer yük olarak değil, “Fırsat Penceresi” olarak konumlandırılması gerektiğini ve doğru okunan her regülasyonun rekabet avantajına dönüşebileceğini vurguladı. Türk sanayisinin küresel pazarda sadece uyum sağlayan değil, kural koyan bir aktöre dönüşmesini sağlayacağını belirtti. Bu dönüşümün finansal mimarisini değerlendiren EBRD Türkiye Başkan Vekili Mehmet Üvez ise sürdürülebilirlik yatırımlarının hayata geçirilmesinde finansmanın anahtar rol oynadığını vurguladı. Finansman erişiminin yeşil yatırımlardaki hızlandırıcı etkisini ortaya koyan Üvez, uluslararası fonların Türkiye'deki proje destek süreçlerini bu vizyonla uyumlandırdıklarını belirtti.
Sahada Uygulama: “Tasa”dan “Tasarım”a Dönüşüm
Öğleden önceki oturumda, Türkiye'den somut dönüşüm örnekleri gündeme geldi. Oturumu yöneten Dr. Altan Koltan (KOLTANA Ergonomi), işçi sağlığı için ergonomik tasarımları ile insansız deniz araçlarıyla yürüttükleri deniz temizleme teknolojilerini paylaştı ve “Tasası olanın tasarımı olur” sözünü tekrar vurgulayarak üçüz dönüşümde motivasyonun merkeziliğine işaret etti. Akabinde İBB Çevre Koruma ve Kontrol Dairesi Başkanı Prof. Dr. Ayşen Erdinçler, üçüz dönüşümde yerel yönetimlerin önemini vurgulayarak sürdürülebilir şehirciliğin atık yönetimi ve kaynak verimliliği ekseninde İstanbul'da nasıl hayata geçirildiğini aktardı. Büyükşehir ölçeğindeki uygulamaların hem ekonomik hem çevresel kazanımlarını somut verilerle ortaya koydu. ARBOK Technologies YK Üyesi Ümit Ertan ise, atık ve deniz suyunu içme suyuna dönüştüren inovatif sistemlerini tanıtırken “Su artık bir sorun değildir” diyerek teknolojinin doğal kaynaklar üzerindeki baskıyı azaltmadaki dönüştürücü gücüne vurgu yaptı.
Dönüşümün Yakıtı: Finansal Mimari
İKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Burcu Yavuz Tiftikçigil moderatörlüğünde gerçekleşen öğleden sonraki ilk oturumda üçüz dönüşüm projelerinin finansmanı masaya yatırıldı. Döngüsel Etki Enstitüsü'nden Murat Talu, bu dönüşümlerin yalnızca iyi niyetle değil, doğru tasarlanmış projeler ile yatırım ve finansman modelleriyle gerçekleşebileceğini aktardı. Bu noktada Döngüsel Etki Enstitüsü’nün desteklerinden bahsetmiştir. Akabinde TURKCELL Enerji Çözümleri Direktörü Tolga Yakan, şirketin enerji dönüşümü alanındaki stratejik yatırımlarını bir iyi uygulama örneği olarak sundu ve büyük ölçekli kurumsal dönüşümlerin sektöre nasıl ilham olabileceğini gösterdi. Türkiye Halk Bankası Sürdürülebilirlik Daire Başkanlığı Bölüm Müdürü N. Harun Karaköse, kamu bankacılığının sektördeki kaldıraç etkisine vurgu yaparak bankacılık sektörünün üçüz dönüşümdeki belirleyici rolüne dikkat çekti. Kurumunun yeşil kredi mekanizmaları ve teşvik araçlarını paylaştı. Son olarak İstanbul YMM Odası'ndan Cem Seferoğlu, finansmanın ötesine geçerek bu kaynakların doğru muhasebeleştirilmesi ve şeffaf raporlanmasının projelerin sürdürülebilirliği açısından hayati önem taşıdığını vurguladı.
Toplumsal Farkındalık: Dönüşümün Asıl Uygulayıcısı
Son oturumda toplumsal boyut ele alındı. Oturum başkanı Prof. Dr. İbrahim Attila Acar (Döngüsel Etki Enstitüsü), üçüz dönüşümün "ikiz dönüşüm" kavramının ötesine geçtiğini, toplumu bu sürecin dışında tutan her yaklaşımın eksik kalacağını savundu. Toplumu sadece bir izleyici olarak kalmamasının, sürecin asıl "uygulayıcısı" olarak konumlandırmanın önemini vurguladı. Akabinde Ankara Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Gürsel Dellal, süt endüstrisinde yeni teknolojilerin tedarik zinciri ve gıda güvenliğinde yarattığı verimlilik artışını somut verilerle sunarak, dönüşümün tarım ve gıda politikalarındaki hayati yerini göstermiştir. TBD İstanbul Şubesi YK Başkanı Cemal Kıvanç Öner, teknolojinin üçüz dönüşümdeki konumunu ve güncel gelişmelerin bu dönüşüme nasıl hız kattığını aktardı. Oturumda son olarak Nörosürdürülebilirlik ve Kitlesel Algı Uzmanı Dr. Fulya Şenbağcı Özer, nörobilim ölçümleme teknikleriyle incelediği Sürdürülebilir Kalkınma Amaçları merkezli çalışmalarını referans alarak Üçüz Dönüşüm’ün sadece yukarıdan aşağıya bir politika olarak görülmemesi ve yeni neslin nörolojik algısıyla uyumlu, aşağıdan yukarıya bir toplumsal hareket olarak kurgulanması gerektiğinin altını çizdi. Şenbağcı Özer, toplumsal katılımı artırmaya yönelik stratejik öneriler ortaya koydu.
Sonuç: Sürdürülebilir Gelecek İçin Bütüncül Tahkimat
Üçüz Dönüşüm Zirvesi, Türkiye’nin sürdürülebilir kalkınma yolculuğunda dijitalleşme, yeşil mutabakat ve toplumsal farkındalığın birbirinden ayrılamaz bir bütün olduğunu tescillemiştir. Bu dönüşümün hem düşünsel zeminini hem de sahaya yansıyan eylemlerini bir arada şekillendiren Döngüsel Etki Enstitüsü, bir "action tank" olarak bu süreci destekleyen ve hızlandıran stratejik bir köprü işlevi üstlenmektedir. Zirve sonuçları; iş birliği, yenilikçi teknoloji ve stratejik finansmanın birleştiği bu yeni düzende, sürdürülebilirliğin bir tercihten öte küresel varoluşun temel şartı olduğunu göstermektedir. Türkiye, bu stratejik rotayı takip ederek küresel dönüşümü bir tehdit olarak değil, sürdürülebilir liderlik için bir "fırsat penceresi" olarak okumaya devam edecektir.
Yorumlar